‘Kazanan’ kimliği geri geliyor

İsimlere takılmaya gerek yok. Ben her zaman gerçekleri tartışmayı seçtim, kişileri değil. Fenerbahçe benim çocukluğumda “kazanan” bir takımdı.

Parladı. Mücadele ve kazanım harikaydı. Takım buna göre futbol oynadı. İlk yarının 4-0 kazanıldığı maçın ikinci yarısında gol atılamadığı için düdük çalan takımlar oldu.

Yıllar içinde bu takıma ‘denge’ – ‘merkez’ – ‘topun değerini bilen oyuncu’ – ‘pas oyunu’ vb. tanımlamalarla vasat bir forma giydirildi. 3 Temmuz’a kadar “Tüm limanlar/kaleler ele geçirildi” yapılmış olan kulüp; Özellikle futbol takımı için ciddi bir kimlik krizine girdi. Bu takımın yapısına ve karakterine uymayan futbol anlayışı hakim oldu. Sizden bana modern futbol olarak, benden oğlumuza aktarılmaya çalışıldı. Bu vasat / korkak / kibirli tavır takımdan kulüp geneline yayıldı. Kötü kadro seçimleri, gözden düşmüş arogan bir Fransız’ın eline geçen transfer felaketleri, eksik kadroyla yüksek hedeflere koşması beklenen teknik adamlar, zamanla kadroyu yavaş yavaş toparladı.

Yerli kalite Belözoğlu döneminde, yabancı kalite Vitor Pereira döneminde arttı. Son olarak takıma bu sezon ‘süper’ olmasa da yeterli kalite seviyesine sahip dünya standartlarında bir teknik direktör getirildi. Nitekim o hoca aslında bizim ve benim gibilerin yıllardır “Bu futbol değil, şamata” dediği oyunu çöpe attı. Temponun ne olduğunu, ileri basmanın ne olduğunu, rakibi çıkarmamanın ne olduğunu, takım boyunu 30 metreye indirmenin ne olduğunu gösterdi.

Birçok eksikliği var. Kalite arttırılabilir. Takım mesafesinin 30 metreye düşürülmesinin doğal bir sonucu olarak bazen arka alan boş kalıyor, bu dezavantajı aşacak hızlı tempolu bir defans oyuncusu ve oyun bilgisi yüksek bir kaleci olmayabilir. Ön alanda biraz daha kaliteli forvetler olabilir. Bu eksiklikler mevcuttur ve tartışılacaktır. Ama temposuna, bir bütün olarak hareket etmesine, iştahına, oynadıkları oyundan keyif almasına kimse bir şey diyemez. Fenerbahçe’nin tarihi kimliğine yakışan oyun bu. İsa ve bu tutum artık terk edilmemelidir. Sıradan gömlek yırtılıp atılmalı, bir daha asla giyilmemelidir.

Maç mı? Geçmişte penaltı kaçıran Fenerbahçe puan kaybedecekti. Şimdi 1 dakika sonra gol atıyor. 5-0 iken topu çeviriyorlardı, şimdi hala basmaya çalışıyorlar. Geçmişte oyundan 3 dakika erken çıkarılsa surat asacak isimler, imkansız topların peşinden koşuyor.

Bunun nedeni pozitif enerjidir. Kimliğinize uygun hareket ederseniz, futbol oynamaya çalışırsanız ve pozitif düşünürseniz kimliğinizden kaynaklanan faktörler, evren, futbol şansı ve Allah sizinle birlikte olacaktır.

Diğer meslektaşlar, oyunun eleştirilecek veya övülecek kısımlarını yaptılar. Yeniden kazanılmaya başlayan ve umarım kesintiye uğramayan kimliğin kurtarılmasıyla ilgileniyorum.

Leave a Comment