Haluk Pekşen’in ölümüyle gündeme geldi… Yemek borusu yaralanmalarında ilk 24 saat kritik.

CHP’li eski milletvekili Haluk Pekşen, ağustos ayında aniden rahatsızlanarak Bodrum’da özel bir hastaneye kaldırılmış, ancak 22 gün sonra sepsis nedeniyle hayatını kaybetmişti.

Pekşen’in ölümüyle ilgili sosyal medyada “aşı kaynaklı miyokardit (kalp kası iltihabı)” Kızı Ezgi Pekşen, iddialarının ardından sosyal medya hesabından babasının aşısı, Kovid-19 veya zatürre nedeniyle değil, açıklama yaptı. “yemek borusu delinmesi” Hastalığın sonucu gelişen ağır enfeksiyon sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı ve teşhisinin geç çıktığını iddia etti.

Pekşen’in ölümüyle birlikte özellikle sosyal medyada gündeme geldi. ‘Bir balık kılçığı yemek borusunu delebilir mi?’ Tartışmalarla ilgili uzmanlar önemli uyarılarda bulundu.

Şiddetli kusmanın bile bazen yemek borusu (yemek borusu) yaralanmalarına neden olabileceğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Onur Ermerak, ilk 24 saat içinde hastaneye başvurmanın hayati önem taşıdığını kaydetti.

“HASTANE BAŞVURUSU 24 SAATI AŞIRSA ÖLÜM RİSKİ İKİ KAT KATLANIR”

Yemek borusunun diğer organlar gibi koruyucu bir zarı olmadığı için travmaya karşı daha savunmasız olduğunu anlatan Dr. Ermerak, Yemek borusu, etrafı kaslarla çevrili bir tüp olarak tanımlanır ve bu tüpün tüm sindirim sisteminde çok önemli bir yeri vardır. Ağızdan, farenksten başlayıp mideye kadar uzanır ve sindirimin ana organlarından biridir. diğer organlarda ise etrafında serozis dediğimiz zar yoktur.Literatürlere göre hastalar yemek borusu yaralanmalarına bağlı bu tür travma,delinme ve yaralanmalara daha yatkındır.Literatürlere göre hastaların %10-30 oranında risk altındadır. ölüm.Teşhisi zor ve hızlı tedavi edilmesi gereken acil bir durumdur.İlk 24 saat içinde yapılan müdahaleler ve müdahaleler arasındadır. hızlı bir teşhis ve müdahale ve multidisipliner, özofagus merkezi ile.” söz konusu.

“Hazımsızlık VEYA Kalp Krizi ile Karışık”

Hastaların yüzde 20-25’inin geç teşhis edildiğinin altını çizen Dr. Ermerak, “Dolayısıyla bu konuda farkındalık çok önemli. Peki bu yaralanmalara ne sebep olabilir? Yemek yerken özellikle kemik yapılı besinlerin yenmesi, yanlışlıkla yabancı cisimlerin yutulması, şiddetli kusma ve şiddetli geğirmeler bu sebepler arasındadır. En önemli nokta müdahale edilmesidir. Yaralanma anından itibaren hastayı yaralayan bölgede ağrı, ateş, çarpıntı, kusma, düşük tansiyon, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıksa da bazen sinsi olabilir.Bu nedenle tanı koymak zor olabilir. hasta habersiz, hasta sağlık ocağına geç başvuruyor.Bu hastalık başladığında hızla kötüleşiyor.Ateş hızla yükseliyor, tansiyon düşüklüğü bayılma gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. tanı hastaların cilt altında hava kabarcıkları oluşmasıdır.Boyun ve göğüs üst bölgesinde cilt altında hissedilen hava kabarcıkları varsa hasta hemen tıbbi yardım almalıdır. dikkat. Tanı için en önemli aracımız tomografidir. Baryumlu geçiş grafisi dediğimiz yöntemle kesin tanı koyabiliyoruz.” dedi.

BALIK MEVSİMİNDE YAŞAMAMAK İÇİN

Dr. Ermerak sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Balık mevsimi de başladı, halkımız bu konuda endişeli olabilir. Dikkat etmeleri gereken şey, büyük kemik yapılı balıkların kemikleridir. Ayrıca tavuk kemikleri, kemikli et, iri yemler içinde birikebilir. yemek borusu ve bu yırtıklara neden olur.Bu nedenle yemek yerken iyi çiğnenmeli ve yutulmalıdır.Özellikle yutma güçlüğü öyküsü olan ve sindirim sistemi sorunu olan hastalar bu konularda çok dikkatli olmalıdır. iki akciğer arasında yer alan mediasten adı verilen organda asidik içeriğin yerleşmesi sonucu oluşan mediastinitin bir sonucu.

En etkili ve en uygun tedavi cerrahidir ancak tedavinin başarısı hastanın geliş anındaki durumu ve yaralanmanın boyutu ile doğru orantılı olarak değişir. Elbette hasta septik bir tablo ile geldiğinde yapılması gerekenler ile daha erken dönemde gelen hastaya müdahale elbette farklıdır. Ancak en etkili tedavi genellikle bu enfeksiyonun cerrahi olarak çıkarılması ve yemek borusu açıklığının cerrahi olarak onarılmasıdır.”

Leave a Comment