Bana olmaz demeyin: Belirti vermez, beklemeye gelmez! 50 yaş üstü erkekler dikkat: Yaşla birlikte prostat kanseri riski artıyor!

Prostat kanseri en sık görülen kanser türlerinden biridir. Tüm dünyada erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olması dikkat çekicidir. Yaş prostat kanseri için önemli bir risktir. Araştırmalar; 65 yaş üstü erkeklerin yüzde 60’ının prostat kanseri olduğunu yani iki erkekten en az birinin bu hastalıkla karşılaştığını gösteriyor.

iStock-537528916

Prostat Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle hastalık hakkında bilgi veren Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi Minimal İnvaziv ve Robotik Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Kural, prostat kanserinin dünya nüfusunun yaşlanmasıyla birlikte görülme sıklığı artan hastalıklardan biri olduğunu belirtiyor. Erken tespit edilmezse ölümcül sonuçlara yol açabilir. Hatta günümüzde kansere bağlı ölümlerde 5. sırada yer almaktadır.

RİSK ARTTIRAN 3 ÖNEMLİ NEDEN!

Prostat kanseri riskini artıran faktörler vardır. Bunlar arasında genetik risk dikkat çekmektedir. Baba veya baba tarafından erkek akrabalarda prostat kanseri varsa bu oran daha genç yaşlara düşmektedir. Irk özellikleri de risk açısından önemli bir faktördür. Prostat kanseri Batı Avrupa ve ABD’de daha sık görülürken Ortadoğu ve Uzak Doğu ülkelerinde daha az görülmektedir. Siyahlarda prostat kanseri insidansının daha yüksek olduğu ortaya çıkan bir başka sonuç. Genetik ve ırksal özellikler değiştirilemese de prostat kanserinde kişilerin değişebileceği başka bir risk faktörü daha vardır; obezite. Çünkü kolesterolü yüksek besinler tüketen obez kişilerde prostat kanseri riski artmaktadır.

4

GÖSTERMEZ!

Prostat kanserinin en dezavantajlı durumu erken dönemde belirti göstermemesidir. Ancak ilerleyen zamanlarda belli olur. İleri evrede tümörün boyutu idrar akışını engeller. Hasta idrarını güçlükle yaptığı için doktora başvurur. Ayrıca idrarda ve menide kan görülmesi de belirtiler arasında sayılmaktadır. Prostat kanseri kemiğe yayılmışsa, hastalarda kemik ağrısı da olabilir.

3

ERKEN TEŞHİS İÇİN KONTROL ÖNEMLİDİR!

Prostat kanserinin erken evrelerinde belirti olmaması ölüm riskini artıran ileri evrelerin saptanmasına yol açar. Ancak prostat kanseri riskini erken tespit edip tedaviye başlamak hayat kurtarır. Prof. Ali Rıza Kural, kontrollere kimlerin ne zaman başlanması gerektiği konusunda şu bilgileri veriyor: “Erken teşhis için rutin tetkiklere 50 yaşından sonra başlanmalıdır. Ancak baba veya baba tarafından yakın bir akrabasında prostat kanseri varsa, risk artar. Bu nedenle bu kişilerin erken teşhis için 40-45 yaşları arasında rutin muayenelere başlamaları çok önemli.”

2

KANDAN BELİRLENEN RİSK

Prostat kanseri riskini belirleyen tarama testi için sadece kan bağışı yeterlidir. PSA veya Prostat Spesifik Antijen adı verilen bir kan analizi yapılır. Bu test kesin bir sonuç için değil, risk olup olmadığı konusunda fikir veren bir tarama testidir. Yaşa özel yüksek bir PSA değeri veya yıllar içindeki artış oranı kanser şüphesi yaratır. Uzmanlar ayrıca rektal muayene yaparlar ve muayenede sertlik varlığı, PSA değeri ne olursa olsun kanser şüphesi için bir işarettir.

1

SON TEŞHİS İÇİN İLERİ TEKNİK GEREKLİDİR

Prostat kanseri tanısında en önemli tetkik Multiparametrik Prostat MRG’dir. Bu MRI’da prostatın yüksek çözünürlüklü bir fotoğrafı çekilir. Hedeflenen biyopside (MR-TRUS füzyon biyopsisi) istenilen yere ulaşmak için kullanılabildiği gibi şüpheli kanser bölgesini de gösterebilir. Böylece geçmişte olduğu gibi gereksiz tekrarlayan biyopsilere gerek kalmaz.

BİYOPSİ MİLİMETRİK HASSASİYETLE YAPILIYOR

Prostat kanserinin kesin tanısı için biyopsi, gereksiz ameliyatları önlemek için önemli bir yöntemdir. Öncelikle prostatta şüpheli tümör alanları bulunur ve oradan örnek alınarak patolojik inceleme yapılır. Son yıllarda uygulanmaya başlanan “MR-TRUS füzyon biyopsisi” olarak bilinen yeni yöntemde şüpheli noktaya doğrudan milimetrik hassasiyetle ulaşılabiliyor. İşlem sırasında hastadan daha önce alınan MR görüntüleri kullanılır. Görüntüler transrektal ultrasonografi görüntüleri ile kaplanmıştır. Bir tür navigasyon yöntemi sayesinde biyopsi iğnesi şüpheli noktaya yönlendirilir. Böylece şüpheli noktadan milimetrik sapma ile biyopsi alınır.

PSA’DAKİ HER YÜKSEKLİĞİN NEDENİ KANSER DEĞİLDİR

Tüm PSA yükselmeleri prostat kanserinin varlığı anlamına gelmez; çünkü prostat iltihabı da PSA’yı artırabilir. Özellikle inflamasyonun var olduğu düşünüldüğünde çekilen multiparametrik prostat MRG, kanser benzeri görüntüleri ortaya çıkarabilir. Bu nedenle şüphe durumunda en az 8-10 hafta sonra MRG çekilmelidir. Kronik prostatitli hastalarda da benzer bir durum gözlemlenebilir. Ancak deneyimli bir radyolog, farklı evrelerde çekilmiş görüntülerle bunları ayırt edebilir.

FARKLI TEDAVİLER UYGULANIR

Prostat kanserli hastaların tedavisinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Klinik olarak saptanan ancak kanser ilerlemesi açısından risk altında olmadığı düşünülen hastalarda herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmadan “Aktif İzleme” adı verilen yöntemle; Bunu aralıklı PSA ölçümleri ve MRI taramaları takip eder. Tümör diğer organlara yayılmamışsa ve sadece prostatla sınırlı ise tetkiklerde tümör saptanan hastalarda cerrahi yöntemler tercih edilir. Genç hastalarda kanser robotik cerrahi ile ameliyat edilirken, yaşlı hastalarda ameliyat yerine radyocerrahi yani radyasyon tedavisi uygulanmaktadır. Diğer organlara yayılmış ileri evre kanserlerde ise hastanın durumuna göre hormon ve kemoterapi gibi tedaviler uygulanmaktadır.

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Bayburt'taki köyden toplanan etkisi inanılmaz! Bayburt’taki köyden toplanan etkisi inanılmaz!
Rusya'da seferberlik çanları çalmaya başladı!  Biletler tükendi, havayolu sistemi çöktü, cezalar arttıRusya’da seferberlik çanları çalmaya başladı! Biletler tükendi, havayolu sistemi çöktü, cezalar arttı
'Bugün ana muhalefetin lideri, yarın devletin başkanısın'‘Bugün ana muhalefetin lideri, yarın devletin başkanısın’

Leave a Comment